image

Muhatapları ile Röportaj: ODTÜ'de Cinsiyetsiz Tuvalet Talebi

ODTÜ gündemini son zamanlarda en çok meşgul eden olaylardan biri, okuldaki cinsiyetsiz tuvalet talebiydi. Öyle ki olay ulusal ve hatta uluslararası basına bile yansımış, birçok sosyal medya kanalında tartışılmıştı. Peki bu süreçte neler yaşandı? Konuya biraz olsun açıklık getirmek isteğiyle konunun muhataplarından bazılarıyla görüşme talebinde bulundum.

Ezgi Nilgün Güney 27-04-2018

ODTÜ gündemini son zamanlarda en çok meşgul eden olaylardan biri, okuldaki cinsiyetsiz tuvalet talebiydi. Öyle ki olay ulusal ve hatta uluslararası basına bile yansımış, birçok sosyal medya kanalında tartışılmıştı. Peki bu süreçte neler yaşandı? Konuya biraz olsun açıklık getirmek isteğiyle konunun muhataplarından bazılarıyla görüşme talebinde bulundum. Buyazıda ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması adına dayanışma üyesi birbirey ve dayanışmanın eski üyelerinden, ODTÜ Cissexism TemizlikGrubu facebook sayfasının da yöneticisi aynı zamanda da sürecinaktörlerinden Murat Korkmaz ile yapmış olduğum mülakatların birdüzenlemesini bulacaksınız. Onlara sürecin detaylarını vemedyaya yansımayan taraflarını sordum. Öncelikle, cinsiyetsiztuvalet talebinin nedenlerini öğrenelim. 


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması her fırsatta “Özgürlüklerin Kalesi” addedilen ODTÜ’nün aslında öyle olmadığınıanlatmaya çalışıyor. Cinsiyetsiz tuvalet meselesi de bunun birörneğiydi. LGBTİ+fobiye karşı planladığımız eğitimorganizasyonları, bürokratik planların ve eylemlerin yanı sıragündelik hayatta insanların önemsiz gördüğü ama aslındabizleri çok etkileyen olaylar üzerinden taleplerde bulunuyoruz.Formlardaki cinsiyet bildiriminden tutun, heteroseksüel ilişkiyinorm kabul eden yabancı dil kitaplarına kadar. Cinsiyetsiz tuvaletde aynen bu şekilde kategorize edici sistemin ikili cinsiyetuygulamalarından biriydi. Kendini ikili cinsiyet içerisindekimliklendirmeyi istemeyenlerimizin yanında kendini bu ikilisistemde görmesine rağmen cinsiyetlere yönelik tuvalet ayrımınımantıksız gören de pek çok insan bulunmaktaydı. Bununla alakalıkamuoyu desteğini alabilmek ve de yönetimle olan görüşmelerdeelimizi güçlendirmek adına bir imza kampanyası başlatıldı.


Murat:Bizim cinsiyetsiz tuvalet istememizin en önemli nedeni bu okuldatrans+ öğrencilerin okul yönetimi tarafından tanınması idi.Çünkü trans+ öğrenciler olarak bizler -okulun yapısınıcinsiyetler açısından incelediğimizde- yoktuk. Bizecinsiyetlerimizi ya da yönelimlerimizi gereksiz yerevurguladığımızı, gösteriş yaptığımızı söyleyen insanlaroluyor. Fakat, aklıselim bir insan böyle bir eleştiride bulunmaz.Çünkü cinsiyetleri ve ilişkilenmeleri vurgulayan aslında bizlerdeğiliz. Tuvaletleri kadın-erkek olarak ayıran maviyi erkekpembeyi kadınla özdeşleştiren, oyuncakları, hitap biçimlerinicinsiyetleştiren, heteroseksüelliği dayatan ve her alanda gözümüzesokan ve bütün bunları cisseksist-cisheteroseksist bir zemindeyapanlar, yani bütün bunları yapanlardır bunun sorumlusu. Bizlerbu durumun ortadan kaldırılması, yani cinsiyetlerin cinselyönelim/tercihlerin sosyal hayata bu kadar etki etmemesi; kontrolmekanizması ve bir ayrımcılık "alanı" olmaktan çıkmasıüzerine (küçük fakat önemli bir adım) bir talepte bulunuyorkenyanlış anlaşıldığımızı düşünüyorum ve trans+fobiye maruzkaldığımızı söyleyebilirim. Tuvaletler "kadın-erkek"aynı tuvalette olsunlar diye istenmedi. Bu kampüste her şeykadınlar ve erkekler için oluşturulmuşken adı bile geçmeyentrans, cinsiyetsiz, ikili cinsiyetin dışında olan ve + kişilerinkendilerini güvende hissedebilecekleri, tacize uğramayacakları veen temel ihtiyaçlarını bu rahatlıkla giderebilecekleri bir alanoluşturmak; okul yönetimi tarafından tanınmak amacı ile istendi.

Talebinbir diğer nedeni ise tuvaletlerde taciz ediliyor oluşumuzdu.Kadınlı erkekli tuvaletlerde bizler trans+ öğrenciler olaraköğrencilerin rahatsız edici bakışlarına maruz kalıyoruz, tacizediliyoruz, rahatsız ediliyoruz ve her gün tuvaletleri otedirginlikle kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu okulda; dünyanın heryerinde olduğu gibi ikili cinsiyetin dışında olan birçok insanvar.


Bunoktada Murat’a, taciz ile alakalı söylenenlerin pembe otobüsuygulaması ile olan benzerliğini ve bireyleri izole etmeye yol açmaihtimalini sordum. Duyarlılığın bu şekilde oluşmasında birsıkıntı görüp görmediklerini merak etmekteydim.


Murat:Aslında bir grubu ayırmak gibi bir şey söz konusu değil. Otuvaleti sadece trans+ kişiler kullanmayacaktı. Her cinsiyetteninsan (transgender, genderqueer, nonbinary, cisgender erkek,cisgender kadınlar, trans erkeler vs.) kullanabilecekti. Pembeotobüsle herhangi bir benzerliği olan şeyler cinsiyetlituvaletlerin kendileridir. En önemli amaçlarımızdan biri resmibir tanınma kazanmak, aynı zamanda kendimize güvenli alanlaryaratıp bunu genişletebilmek.

Duyarlılıkkazandırmak zorunda olmadığımız insanlarla etkileşim halindeolmak trans+ kişilere daha iyi gelecektir. Duyarlılık kazanacakinsanlar, filmler izleyip okumalar yapıp uzaktan alışmaya çalışıpduyarlılık kazanabilirler ama bunun nesnesi bizler değiliz. Aynışekilde kişisel olarak bu sorumluluğu almamız gerektiğinidüşünmüyorum. Ama tabi böyle bir şeyin izolasyona dönüşmeriski de var. Bu yüzden cisgender kadın ve cisgender erkekdostlarımızla onların cis arkadaşlarına ve arkadaşlarınınarkadaşlarına diye devam eden bir kitleye ihtiyacımız var ki bunutüm tuvaletlerin cinsiyetsizleştirildiği eylemlerimizde biraz dadenemiş olduğumuzu düşünüyorum. Ama sürecin en sağlıklıanalizini ancak cinsiyetsiz tuvaletler oluşturulduğundayapabileceğiz.


Yanikonu basına yansıyan gibi kadın ve erkeğin aynı tuvaletikullanması ile alakalı değil, hatta bu, söyleme bir saldırıniteliğindeydi. Peki süreç nasıl işlemişti?


Murat:2016-2017 eğitim-öğretim yılının ilk döneminin sonlarında,aralık ayına denk geliyor bu, ODTÜ LGBTİ+ Dayanışmasıtoplantılarına katılmaya başladım. İlk toplantıyaönerilerimden bir tanesi cinsiyetsiz tuvaletti. Normalde aralıkocak gibi dilekçeleri hazırlayarak imza toplamaya başlayacaktıkfakat o sıra herkes çok yoğundu sadece metni hazırladık veikinci dönemin gelmesini bekledik. Daha sonra şubat sonu ve Martınilk haftası aralığında öğrencilerden imza toplamaya başladık.Bu arada metnimiz cinsiyetsiz tuvalet nedir? Neden istiyoruz? Nasılyapılacak? gibi maddelerin olduğu bir sayfalık insanlarınçekincelerine dair cevapları içeren de bilgiler barındırıyordu.Öncesinde insanların bu konuya dair olan fikirlerini analizetmiştik sosyal medyadan ve çevremizden.


Dahasonra, mart ayının 15-16’sı gibi olması lazım tarihi tamhatırlamıyorum. Metnimizi bölüm başkanlarına tek tek götürerekneden istediğimizi ve nasıl olacağını metni de onlara vererekanlattım ve tuvaletleri 420 öğrencinin talep ettiğini,dilekçelerin psikoloji bölümü sekreterliğinde olduğunubelirttim. Sadece beşerî bilimler bölüm başkanları ilegörüşüldü. Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Tarih bölümbaşkanlarının imzası ile dilekçeler ilgili birime gönderildi(Fen-Edebiyat, Dekanlık, Rektörlük).

Psikolojibölüm başkanı ile görüşmelere devam ettim, dilekçeler nedurumda bir cevap var mı nasıl yapabiliriz ortak bir yol bulabilirmiyiz şeklinde. Günler geçiyordu ama yönetimden herhangi birşekilde cevap gelmiyordu. Bölüm başkanımız ısrarlarımsonucunda rektörlükte genel sekreter ile görüşebilirsin bukonudaki son durumu öğrenmek için dedi. Ben de genel sekreterliğegittim. Fakat görevli kişi böyle bir dilekçe olmadığınısöyledi. Ben de Fen- Edebiyat dekanlığı arşivine giderek oradakikişiden dilekçenin neden rektörlüğe iletilmediğini öğrenmekistediğimi söyledim ve "biz gönderdik" denildi. Dahasonra dilekçenin kayıt numarasını öğrenerek rektörlükarşivine gittim ki dilekçeler orada da yoktu. Yani 420 tane dilekçeve 4 bölüm başkanının imzası ortada yoktu. Fen-Edebiyatdekanlığı sekreterliği olması lazım, sonunda konuya dairaçıklama yapmak için benimle görüşmek istedi. Görüşmeesnasında Dekan geldi ve onunla konuşmaya başladık. Ortada çokçelişkili ifadeler vardı. Rektörlüğe gönderildiği söylendifakat aynı zamanda rektörlüğün bunu imzalı bir şekildeyapamayacağı, bu yüzden dekanlığın rektöre hiç bahsetmedensüreci kendisinin başlatacağı ifade edildi. Tabi dilekçelerortadan kaldırılmıştı, kayıt altına bile alınmamıştı. Busüreçte bir usulsüzlük yapıldığını da iddia edebilirizsanırım.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:ODTÜ yönetimi genel olarak dışarıdan aldığı baskıyı bahanegöstererek her şeyin gizli kapaklı yürümesini ister. Yine buresmi talebimizde de gördük ki dilekçelerimiz resmi şekildeulaşmasına rağmen hukuksuz şekilde üstü kapatılmıştı. Yinesözde “ODTÜ imajını” korumak adına bu işler gizli olarakkonuşulmaya devam edildi.  


Murat:O görüşme esnasında dekanlıktan 2 hafta içerisinde hareketegeçileceğine dair söz aldım. 2 hafta geçti fakat yine bir cevapyoktu. Neden hala bize bilgi verilmiyor diyerek bölüm başkanımızile görüştüm. Bölüm başkanımız da ‘Rektör konuya dahiloldu ondan cevap bekliyoruz.’ dedi. Yani gerçekten korkunç biroyalamanın içerisinde bulduk kendimizi. Dönemin bitmesine çok azbir zaman kalmıştı zaten. Rektörlüğün olaya dahil olduğuaçıklaması bizi tatmin etmedi fakat süreci baltalamakistemediğimiz için birkaç gün daha bekleyelim dedik. Bekledik vehala ses yoktu. Eylemlere başlamaktan başka çaremiz kalmamıştı.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Resmi görüşmeler sürecinde yoğun psikolojik baskıya ve hattapsikolojik şiddete maruz kalsak da pes etmedenamacımızı gerçekleştirmek için gerekli adımları atmaya devamettik.Görüşmelerin bürokrasiyle kitlenmesi sonrası dayanışma çatısıaltında eylemler gerçekleştirildi. “Kuir Çişi” ve sonrasında“Tuvaletleri Cinsiyetsizleştirme” eylemleri hayli yoğun ilgigördü. Maalesef ki bu ilgi hem pozitif hem negatif yönde de oldu.Yönetim bu eylemler sonrası masaya oturmak durumunda kaldı. 


Murat:Okul yönetimini facebook ve twitter üzerinden ifşa ederek başladıkbir metin ile (metin sayfalarda mevcut). Daha sonrasında okulunbirçok yerine (rektörlük binası merdivenleri önüne,Fen-Edebiyat dekanlığının girişine, ve beşeri binasının üçgirişine) kuir çişi/trans çişi yazılı, içerisinde sarıboyalı su olan şişeler hazırlayıp bıraktım. Bu esnada Bianet’ebu konuda yaşadığımız mağduriyete yönelik bir röportajverdim. Tabi kuir/trans çişi sosyal medyada şu zamana kadardayanışmanın sayfasının görmediği kadar dikkat çekti, çokalakasız yerlerde dahi paylaşıldı ve bir noktada duymayan kalmadıdiyebilirim. Rektörlüğün kulağına da gitti tabi bu durum. Dahasonra sosyal medyadan haberler yapmaya devam ederek de bütüntuvaletleri cinsiyetsizleştirdiğimiz bir protesto başlattık.

Buprotestomuz (birkaç gün yapmamızın okul yönetiminin olayamüdahale olmasını sağlayacağını biliyorduk) 2 gün sürdü.Fakat okuldaki birçok öğrenci de gerçekleştirdiğimiz buprotestoyu "ayrımcı" buldu. Bizler gerçekten adaletisteyip cinsiyetli-cinsiyetsiz tuvaletlerin eşit sayıda olmasınıtalep edebilirdik. Ya da "bize ne" diyerek tıpkı onlarınkendilerini düşündüğü gibi sadece kendimizi düşünür kuirbir dünyanın hayali ile okuldaki tüm tuvaletlerincinsiyetsizleştirilmesi için resmi talepte bulunurduk. Ama bunuyapmadık. Sadece beşeri binasında istedik ve beşeri binasınınsadece bir katında bulunsun dedik. Ama ne ayrımcılığımız kaldıne de çirkefliğimiz. Protestolarımızın sorumlusu rektörlüktür.Biz 420 imzanın peşini bırakmadık ve resmi bir cevap bekledik. Vecevap gelene kadar eylemlerimizi sürdürmekte kararlıydık. Busüreçte eylemlerimizde bizi destekleyen yüzlerce insan vardı. 

Protestolarımızsonucu dekanlık bir görüşme ayarlamak istedi. Bu görüşmedebizden birçok tolerans beklediler. Üçüncü katta olsun dediler,cinsiyetsiz ifadesini kullanamayız dediler, gender neutral’ı bilekullanamayız dediler. Akademisyenlerin kısmındaki bir tuvaletteolsun dediler ve erkeği cinsiyetsizleştirelim (tuvalet yazaraksadece) kadın öylece kalsın dediler ki bu bence akıl tutulmasınınzirve noktasıdır.

Görüşmelerdeen son talebimiz tıpkı en başında olduğu gibi bir kattaki ikituvaletin de cinsiyetsizleştirilmesi, derslikler kısmında bulunantuvaletlerden ikinci veya birinci kattakini istediğimiz (2. kat dahauygundu bizim için de) ve cinsiyetsiz ibaresi kullanılmayacak isesadece tuvalet tabelası olacak ise de kapı üzerine "thisrestroom may be used by anyone regardless of gender identity orexpression" gibi anlaşılır bir açıklama olması yönündeydi.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Alınan toplantıda Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı, öğrencilerdensorumlu Dekan Yardımcısı ve psikoloji Bölüm Başkanıbulunmaktaydı. Toplantı sırasında birçok noktada gerilecekşeyler yaşadık. 3. Katta kadın ve erkek tuvaletlerinden birinintabelasının kaldırılması gibi komik bir teklif verdiler. Bununikili cinsiyet algısını yıkmayacağını aktardık. Yoğungerilimli saatlerin sonunda destekçi hocalarımızın adeta yeni biryol üretmesiyle hocaların kullandığı zemin kat kantintarafındaki tuvaletlerin cinsiyetsizleştirilmesinde ortak yolakarar kıldık. Bununla beraber “ODTÜ imajına” zarar gelmemesiamacıyla bizler de anlaşma gereği eylemlerimizi bitirecektik.Aslına bakarsanız burada dahi yönetimin öğrencilerini değilimajını korumak istediğini görebilirsiniz. Bu noktada gerekli özeleştirilerin yapılması gerektiğini düşünüyoruz.


Murat:Sonra arkadaşlarımdan duyduğum bir haber geldi. Beşerî binasınınen üst katındaki tuvaletlerden sadece bir tanesi (erkek olan)"tuvalet"leştirilmiş. Ve bu konuyla başından itibarenilgilenen kimseye bir bilgi verilmemişti yönetim tarafından. Hemen üst kattı, hem "tuvalet" yazıyordu ve üzerindeherhangi bir açıklama yoktu hem de karşısında üzerinde kadınyazan bir tuvalet bulunuyordu. Talebimizi hiçbir şekildekarşılamayan, bizimle dalga geçercesine yapılmış oyalamayöntemlerinden biriydi bu da bizim için. Tuvaletler normalde kadınve erkek olarak ayrılmışken ve insanlar o tuvaletleri yıllarca obiçimde kullanmışken, bir tanesinin tuvalet yapılması diğerininkadın tuvaleti olarak kalması pratikte hiçbir işe yaramayacaktı.Cinsiyeti kadın olanlar ya da kadın tuvaletini toplumsal cinsiyetnormları açısından kullanmak zorunda kalmış kişiler yine kadıntuvaletine girecekti. Ve aynı şekilde tuvalet yazan kısımda ise"toplumsal" erkek yığılması olacaktı.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Rektörlük dahil oldu dendi ve yine oyalandık, herhangi bir resmidönüt olmadan haftalar geçti, resmi dilekçeye cevap süresinormalde 20 iş günü, bu sure geçti ama cevap gelmedi. Bununüstüne eylem yapmaya karar verildi. Murat bu noktada bir eylemkurdu ve tüm tuvaletleri cinsiyetsizleştirmek gibi bir eylem yaptı.Bunu stickerlarla tuvaletlerin üstüne basında bolca gördüğünmetni yazarak yaptı.1Bu eylem 100. Yıl Evleri gibi platformlarda çok ses getirdi.Tartışılan noktalardan biri, tüm tuvaletlerin cinsiyetsizolmasının, cinsiyetli tuvaletleri kullanmak isteyen bireylerinhakkının gaspı olduğu yönündeydi.

Bueylem birkaç gün devam etti, yeni stickerlarla ve sosyal medyaüzerinden. Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı, ODTÜ LGBTİ+Dayanışması bireylerini bu konuyu konuşmak üzere bir toplantıyaçağırdı. Toplantı öncesinde de 3. katta tek bir tuvaletcinsiyetsizleştirilmişti. Yani dekanlık eylemi sonlandırabilmekiçin en üst katta fiilen kullanımı cinsiyetli olan (erkektuvaleti olan) bir tuvalet vererek "orta yol" bulmuştukendince. Toplantıya dayanışmanın bireyleri dışında farklıgruplardan ve beşeri öğrencisi insanlar da katıldı. Butoplantıda dekanın bize karşı tavrı çok rahatsız ediciydi.LGBTİ+ bireylerin kendisinin önceliği olmadığını dahi söyledive de ses tonunu pek çok yerde yükselterek baskıcı bir ortamyarattı.


Murat:Bir an masadan kalkıp gitmeyi düşündük birkaç kişi. Gerçektenrahatsız edici derecede baskın bir tavrı vardı. Bir sonucaulaşmak için yapılan toplantıda yapabileceği tek şeyin en üstkatta yaptıkları tuvalet olduğunu söyledi. Neden toplandık pekidiye sorduk biz de, eğer zaten yaptığınız ama bizim talebimizihiçbir şekilde karşılamayan şeyden bir adım öteyegidilmeyecekse. Zaten Fen-Edebiyat fakültesi dekanı LGBTİ+öğrencilerin önceliği olmadığını söyledi. Öğrencilericinsiyet kimliklerine ve cinsel yönelimlerine göre ayırmak vebunun doğrultusunda onları önceliği olarak görmemek ayrımcı,homo-trans+fobiktir.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Orada bulunan diğer hocalar, yani Canan Hoca2ve Umut Hoca3bir şekilde dekanı ikna ettiler ve şu anlaşma yapıldı: BeşeriBilimler binasında kantin katında asistanların olduğu taraftakiiki tuvalet cinsiyetsiz tuvalet olarak belirlenecekti ve "tuvalet"yazan tabelalar asılacaktı. Bu anlaşma bizim için de kabuledilebilirdi. Toplantıdan sonra Umut Hoca ve Canan Hoca,asistanların kullandığı tuvaletlerdeki kartlı sistemi kaldırtıpöğrencilerin kullanabileceği cinsiyetsiz bir tuvaletoluşturacaklarını söylediler.


Murat:Bu karar verildikten (bölüm başkanımızın binadan sorumlu kişiyetelefonda "tabelaları sökülecek ve tuvalet yazılı tabelayapılacak oraya" dediğine şahit oldum. Yani o toplantıdanalınan karar uygulanacaktı, ya da çok öyle görünüyordu.)yaklaşık 15 gün sonra birileri o fotoğrafları, videolarımızımedyaya çok yanlış biçimlerde aktarmaya başladı. Birçok tehditmesajı, nefret söyleminde maruz kaldık ilk etapta aynı zamandadestek de çok fazlaydı.

"Rektörlükdahil oldu" denildikten sonra ilk cinsiyetsizleştirmeeylemimizi canlı yayın ile sosyal medyada paylaştık. Dahasonrasında bir anda ne olduğunu anlamadık ve bir sürü habersitesinin videolarımızı fotoğrafları paylaşarak bütüntuvaletler cinsiyetsizleştirildi şeklinde haberler yapıldığınıgördük. Twitter, faccebook, youtube gibi platformlardan ve A Haberisimli televizyon kanalından hedef gösterildik.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Facebook´ta “Memurlar” diye bir sayfa var birkaç bin kişininbeğendiği, burada paylaşıldı stickerlar ve “ODTÜlülerinkafası boka çalışıyor” yorumları orada başladı. Memurlarsayfası korkunç bir gündü bizim için, o iğrenç yorumlarıokumak. Sonra gittikçe büyüdü, CNN'de haber oldu en son.Ötekilerin Postası gibi gruplar da yanlış haliyle haber yaptı.

Birhafta kadar basınla  uğraştık. Ana akım medya kanallarına veözellikle sol medya kanallarına açıklama metinleri yazdık,durumu anlattık, eylemden bahsettik. Birçok sol grup değiştirdiyaptığı haberi ama ana akım medya cevap vermedi çoğunlukla. 

Fakatsosyal medya üzerinden neredeyse herkese ulaşmıştı, çünkügünde 15-20 yerde sticker paylaşılıyordu. Sayfaya nefretmesajları yağıyordu. Öyle fazla paylaşıldı ki önünüalamadık, bizim bilmediğimiz bir sürü yerde paylaşılmıştırdaha. Hele "Harvard uzaya asansör yapıyor ODTÜ´de aynituvalete sıçılıyor" tüm ülkeye ulaştı. Bundan sonra bazıhaber kanalları bizim verdiğimiz ve dekanlığın tek bir tuvaleteizin verdiğini söyleyen haberi yayınladılar.


Murat:Haberleri duyduğum an çok telaşlandım, çünkü tümkazanımlarımızı yerle bir edilebilirdi ki fotoğraflarımız(sosyolojiden bir arkadaşım ve benim) tehditlerle küfürlerlepaylaşılıyordu. ODTÜ’deki bütün tuvaletlercinsiyetsizleştirildi deniyordu. Kadınlar-erkekler aynı tuvaletteolacak deniyordu, her şey yanlış gösterilmişti. 


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Eylemlerimiz önce harekete daha yakın olarak adlandırabileceğimizmecralarda aktarılırken Onur Haftası döneminde muhafazakâr,milliyetçi ve de fobik çevrelerde paylaşılmaya başlandı. Büyükihtimalle hem onur haftasına karşı olan nefret hem de ODTÜ’yekarşı olan nefret birleşmiş, adeta tek taşla iki kuş diyedüşünülerek saldırılmaya başlanmıştı. Bu süreçtegörüntülerdeki arkadaşlarımız direkt saldırılara maruzkaldılar. Yandaş medyada da hem ODTÜ hem LGBTİ+lere karşı birnefret malzemesi olarak kullanıldı. Bu süreçte isedikta(rek)törlük olarak adlandırdığımız kurum öğrencilerinisavunmak, onların yanında durmak ve de sözlerinin arkasındadurmayıp böyle bir şeyi kabul etmediklerini açıklayıpöğrencilerini marjinal bir grup olarak addettiler. 


Murat:Acilen birçok yerle iletişime geçtim, yanlış aktarılıyor vesüreci insanlara anlatmamız lazım diyerek. Akrabalarım, ailem,çevremden birçok insan neler oluyor Murat, o video ne diyerekaramaya başladı beni ve fazlasıyla muhafazakâr birailem/akrabalarım var. Dayanışmadan da bu olaya dair açıklamalaryapıldı. Yani çok koordine olmamakla beraber dayanışma ileberaber yürütülen bir süreçti bu basın düzeltmeleri.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Sonra bir sabah öğrendik ki rektörlük CNN'e haber vermiş.Haberde bizim dilekçemizi "kesinlikle kabul etmediklerini"cinsiyetsiz tuvalete izin vermediklerini yazmışlar.4Biz rektörle doğrudan görüşmedik ama dekan bize rektörün deizninin olduğunu söyledi, daha doğrusu rektörün tek bircinsiyetiz tuvalet olması yönünde isteği olduğunu söyledi.Rektörlük ve dekanlık, toplantı hiç yapılmamış gibi davranıpyalanladı süreci.


Murat:Biz bir şeyleri düzeltmek için koştururken rektörlük"kesinlikle uygun bulmadık" diye bir açıklama yaptı.Korkunç bence, ben rektör, dekan, dekan yardımcısı ve psikolojibölüm başkanı ile bir görüşme yapılması gerektiğini verektörlüğün bizden özür dilemesi, bunu da ana sayfalarındanpaylaşmaları gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biz medyayayağmalayan yıkan birkaç öğrenci olarak lanse edildik. Rektörlükaçıkça yalan söyledi. Trans öğrenciler için bu okulun aslındahiç güvenli olmadığını çok net bir biçimde gösterdi.


Bunoktadan sonra -dönemin de sonuna gelinmişti- sürece dair merakettiğim, mezuniyet töreni protestosuydu. Ne olmuştu, katılımnasıldı ve sonuçları ne oldu?


Murat:Mezuniyet eylemi çok önemliydi bizim için. Dayanışmada tamanlamıyla bir dayanışma vardı ve herkes bir şeye koşturuyordu.Şu zamana kadar karşılaştığımız engeller için çok iyi birfırsat vardı elimizde. Cinsiyetsiz tuvalet konusunda böylesinegündem olmuşken de üzerine mezuniyet eylemi çok dahagüçlendirecekti bizi, ki öyle de oldu. Sanırım ODTÜ LGBTİ+Dayanışması görünürlük, talepler ve mücadele anlamında enciddi, kararlı ve yüksek sesli dönemlerinden birini yaşadı.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Bütün bu süreç bir birikimin sonucu olarak mezuniyette genişkatılımlı bir protestoya dönüştü. LGBTİ+fobik yönetimin 21yıldır dayanışmayı ve LGBTİ+ öğrencilerini kabul etmemesi,toplantı almamızın dahi imkânsız hale getirilmesi, açtığımızstantların kapatılması yani uğradığımız baskılar ODTÜöğrencileri, akademisyenleri ve emekçileri tarafından büyük birtepkiye uğradı. Dayanışmamızın çağrısıyla mezuniyetigökkuşağına buladık adeta. 600’ü aşkın kişi bayrak taşıdı,onlarca kişi LGBTİ+ konusunda pankart taşıdı. Rektörünkonuşması sırasında yapılan protestonun bir sebebi de ,yönetimin LGBTİ+fobik tavrıydı. Ayrıca sahnede devasa birgökkuşağı bayrağı açıldı. Rektörün son attığı mailigördün mü? İnternette de paylaştılar galiba. Orada direktLGBTİ´den bahsediyor mesela. Mezuniyetteki protesto olmasaydı sonmailde de bizden bahsetmeyecekti, bahsetmek zorunda kaldı. Amayalan, söylediği şeyler yalan. Çünkü kabul edilmiş bircinsiyetsiz tuvaleti "değerlendirmede olduğunu söyledik"diyor. Ama basına verdikleri açıklama daha da kötü, o açıklamadakesinlikle kabul etmediklerini söylüyorlar.


Murat:Mezuniyet sonrasında yapılan açıklamanın her yerinde çelişkilervar. Haberlerde verilen uygun görmedik demeçleri ile; LGBTİ+öğrencilerin baskı altında olmadığından bahsetmek arasındaçok sinsice düşünülmüş farklar var bence. "Evet böylebir talep var, LGBTİ+ öğrenciler bu okulda baskı altındadeğiller fakat böyle bir talebi şu anda uygun bulmadık"demek var, bir de "kesinlikle uygun görmedik" demek var.Haberlerde LGBTİ+ öğrencilerden bahsetmezken, mailde bahsediliyoroluşu çelişkilidir. Çünkü haberde bahsetmiş olsa bizimvarlığımız kabul edilmiş olacaktı, bütün haber kanallarınaböyle bir açıklama verilmiş olacaktı, her ne kadar süreç yineyanlış anlatılsa ve açıklama içeriği trans+fobik olsa da.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Mezuniyet törenine dair yaptığı açıklamada “Her zamanki gibicoşkulu geçen törenimizde konuşmam sırasında bazı protestolarolmuştur. Konuşmamda da belirttiğim gibi bu protestoları saygıylakarşılıyorum ve bunun bir demokratik hak olduğuna inanıyorum."diyen iki yüzlü yönetim bunun ardından protestodan fişlenmiş 15kişiye soruşturma açtı. Ayrıca buyurmuşlar ki: "BaharŞenliği ile ilgili hiçbir öğrenciye disiplin soruşturmasıaçılmamıştır." Aslına bakarsanız teknik olarak doğrusöylemekte rektörlük. Kendileri soruşturma açma zahmetine dahikatlanmadan önceden fişledikleri her grup, her harekettenöğrencilere seslerini kesmeleri için yazılı uyarı vermiştir.Dayanışmamız üyelerine ise Devrim Yürüyüşünde gökkuşağıbayrağı taşıdıkları için izinsiz pankart taşımaktan uyarıvermişlerdir. 



Pekiyine mailde bahsedilen ‘özgür ortam’ ve ‘yönetimin yeniliği’gibi açıklamalar hakkında ne düşünüyorlardı? 


Murat:AIDS ile mücadele gününde prezervatif dağıtılan ve öğrencilerebilgilendirme yapılan standımız yönetim tarafından kaldırıldı.Bazı öğrenciler rahatsız olmuşlar. Cinsel sağlık konusundainsanları bilgilendirmek üzerine açılmış bir stanttan rahatsızolmak ve bu rahatsızlığı yerinde bulup desteklemek okuldaki artanmuhafazakarlığı net bir biçimde gösteriyor sanırım. Ki ostantta dini referans gösteren kişilerce homo-trans+fobiksöylemlere maruz kalan arkadaşlarımız var.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:ODTÜ LGBTİ+ Dayanışmasının resmiyet süreci tam olarak 1,5 yıl.Bu sürenin 11 ayı onun yönetimine düşüyor. Ve bu konudaherhangi bir adım atmadı. İlk dönem masamız kaldırıldığındagenel sekreterle görüşmüştük ve onun da açıklaması "Artıkeski yönetim yok, herhangi bir şikayet geldiğinde kaldıracağız"tarzındaydı. OHAL de geldiğinden beri okulda en ufak bir"rahatsızlık" olduğunda (bizim kondom dağıtmamızdanrahatsız olmuş bazı bireyler) masalar kaldırılıyor.

ODTÜLGBTİ+ Dayanışması, dayanışmaya destek olan öğrenciler veakademisyenlerin rektörlükten tek bir isteği var, resmiyetsürecini konuşabileceğimiz bir toplantı almak. Ama isteğimizduyulmuyor. Maillerimiz, dilekçelerimiz cevapsız kalıyor. Bizbundan çok yorulduk. Resmiyet dilekçesini biz önceki rektörevermiştik. Verşan Hoca5rektörlüğe atandığı andan itibaren masasındaydı bu konu.Rektörlük forumu vardı 8 Mart 2017´de, orada "biz yeniyizdaha 21 senelik LGBTİ sorununu nasıl çözelim" demiştirektör, hala ayni şeyi söylüyor. Dekanın sözleriyse halaaklımda "LGBTİ öğrenciler benim önceliğim değil"deyişi.


Pekisürece dair sürecin aktörleriyle alakalı bir eleştiri vekendilerine dair özeleştiri yapmaları gerekse, neler söylerlerdi? Bu konuda söylemeliyim ki cevaplar kişisel olacağından bir grupadına konuşmak zor. Örneğin dayanışma üyesinin söylediğişuydu: “özeleştiri kesinlikle eylem konusundaydı. Bu eylem sesgetirdi evet ama belki de tüm tuvaletleri cinsiyetsizleştirmek,istediğimiz gibi bir eylem biçimi değildi.’ Ardından ekledi,‘Dayanışmada bazı kişiler dikkat çektiği için birkaçgünlüğüne tüm tuvaletleri cinsiyetsiz yapmayı destekliyor, bazıkişiler de insanların özgürlüğünü kısıtladığınıdüşünüyor’.


Murat:Beşerî bilimlerde çok güzel insanlar var. Fakat sürekli artan veyaşam alanlarımızı sömüren bir kitle de söz konusu. Buüniversitenin tıpkı ülkemizdeki her yerde olduğu gibicisseksist/trans+fobik bir yapı var. Hem de yoğun bir biçimde.Kişisel olarak özeleştirim canlı yayın ve fotoğraflar konusundabiraz dikkatli olmalıydık, kontrolümüzden çıkmaması gerekirdibu konunun ama sosyal medyada nasıl mümkün olabilirdi bubilemiyorum. Bunun dışında agresifleşmiş olabilirim bizi ayrımcıbulan insanlara karşı ama verdiğimiz emek ve karşılaştığımızşeyler uğraştığımız okul yönetimi o kadar ağırdı ki, sakinkalamadım açıkçası.

Birde insanların sürece dair hiçbir şey okumadan yorum yapabiliyoroluşları, üzerimizde böylesi bir baskı varken yoğun bir biçimdesürekli aynı sorulara ve eleştirilere maruz kalmak,cevaplandırdığımız şeyleri tekrar cevaplandırmak durumundakalmak ister istemez insanı çileden çıkarıyor. Mesela her yerdentüm tuvaletler değil sadece bir kattaki tuvalet için taleptebulunduk açıklaması yapmamıza rağmen "bence tümtuvaletleri yapmanız ayrımcı" gibi şeylerle karşılaştık,hem de günlerce.


Pekibundan sonra ODTÜ’lüleri ne bekliyor? 


Murat:ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması ile bu konuya yönelik ne yapmalıyızüzerine bir toplantı yapacağız sanırım. Ben söylediğim gibirektör, dekan, dekan yardımcısı, psikoloji bölüm başkanı vebiz talepte bulunan kişilerle bir toplantı alınması ve butoplantının kayıt altına alınması gerektiğini düşünüyorum.Bu sürecin çok büyük bir başarı olduğunu düşünüyorum.Çünkü okul yönetimi LGBTİ+lar konusunda günlerce açıklamalaryapmak durumunda kaldı. Süreç bitmedi, birçok yeni proje ilebirlikte cinsiyetsiz tuvalet mücadelemiz de devam edecek.


ODTÜLGBTİ+ Dayanışması Üyesi:Dayanışmadan bireyler; rektöre ve rektör danışmanlarına, ODTÜLGBTİ+ Dayanışması resmiyet süreci ve cinsiyetsiz tuvalettalebiyle ilgili mail attılar, ama günlerdir cevap yok. SayınRektör! Sizler özgürlükçü ve ODTÜ geleneğine uygun biryönetim sözü verdiniz. Sözünüzü tutun! Biz ODTÜ geleneğinesahip çıkan öğrenciler zamanında Hasan Tan'ı atayanlara gereklicevabı verdik ve özgürlükçü hareketleri ilerletmek içinelimizden geleni yapmaya hazırız. Ya da eğer ODTÜ geleneğinesahip çıktığınızı iddia ediyorsanız tek adamın zihniyetininbuyruklarını değil ODTÜ öğrencilerini dinleyin!”


Bugüzel iki röportaj için Murat Korkmaz ve ODTÜ LGBTİ+Dayanışmasına çok teşekkür ederim. Umarım siz değerliokuyucular için de açıklayıcı bir röportaj olmuştur.

1Örneğin:https://www.cnnturk.com/turkiye/odtu-ogrencilerinden-cinsiyetsiz-tuvalet-talebi

2Görüşmelerde kendisinin Beşeri Bilimler Bina Sorumlusu olduğusöylendi, herhangi bir kaynakta kendisine ait net bir bilgiyerastlayamadım. 

3Fatma Umut Beşpınar, Dekan Yardımcısı

4 http://www.cnnturk.com/son-dakika-odtuden-cinsiyetsiz-tuvalet-aciklamasi

5Mustafa Verşan KÖK, ODTÜ Rektörü. 2016 yılında CumhurbaşkanıRecep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 130 uncuve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddeleriuyarınca, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof.Dr. Mustafa Verşan Kök’ü atamıştır. Oylama sonuçlarındaikinci sırada çıkmasına rağmen görevi kabul etmesi o dönemdetartışma konusu olmuştur. 

image

Ezgi Nilgün Güney

Öğrenci

0 Yorum

Yorum ekleyebilirsiniz